Gömün beni bugün yüreğime

Kalpsiz tarafından 1 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yüreğime gömün beni bugün. Yoruldum sivri çakıl taşlarına benzer
aşkların üzerinde yürümekten. Dalgaların kıyıya vurup, savurup koynuna
aldığı ince bir kum tanesi olmak istiyorum. Ve boğulmak kendi
mavilerimde. Deniz yıldızının beş kolundan bir tanesi bile saramadı
beni. Oysa ince sızılara da, keskin acılara da alışkın benim bedenim.
Suların durulduğu bir denizde oynaşan martıları hiç izlemedim…
Yüreğinize gömün beni bugün…!!!
Evrenin bütün güzelliklerini kutsayan yüzümü gömün yüreğinize.
Yorgunum kırık dökük kelimelerle konuşmaktan. Yorgunum boş yüzeylere
dolu kelimeler yazmaktan.
Usandım kendini tekrarlayan başlangıçlardan…
Ölümün kara lekesi düştü önüme. Belki bedenin kan rengi vedası daha
kolaydı. Evet eminim daha kolaydı,lime lime doğranan bir ruhun
çırpınışlarından. Nefes alan ciğerlerin bir susuşu yetiyor ölümlere.Ya
ruh?Zerrelere bölünüp bölünüp acılarını katlama derdinde. Hangi doktor
çare bu derde?
Yapışır mı acaba parçalarım en kuvvetli yapıştırıcılarla?Tuzla buz oldum…
Kendi yüreğimin kara deliklerine saklanmak istiyorum.Hiçbir ışığın
sızmaya gücünün yetmeyeceği,hiçbir umut çiçeğinin yeşermeye
yeltenmediği.Hayallerin kucağında öyle gündoğumları,öyle manolya
kokulu ilkyazlar yaşadım ki,ağır geliyor artık sabaha varmayan
gecelerin gerçekliği…
Saklanmak kendime ve yavaş yavaş yok olmak istiyorum.
Gömün beni yüreğimdeki küçük kızın gözbebeklerine…!!!
Balköpüğü damlalar damlıyor göğsüne. Çocuklara özgü umursamazlık,
çocuklara özgü vurdumduymazlıkla yaklaştı aymazlıklarınıza. Uçurtmalar
uçurdu bilmediği gökyüzüne.Bir bedenin içine sığmayan kocaman ruhumu
da gömün birlikte.Güzelliğe tutkun,şehvete aç bakışların yükü altında
ezildim.Bir perde gibi örttü insana dair güzel yanlarımı bu süslü
elbise.
Kendimden yorulup,kendime kaçmanın kısır döngüsüne yolculuğum.
Ne menzili biliyorum,ne hedefin farkındayım.Bir cenin olup annemin
kutsal bedenine geri dönmek istiyorum.
Oysa yalnızlığım öyle koyu bir renk ki,
bugün toprağa bile koyamıyorum…!!!
“Kayıp” ilanı vermek istiyorum ruhumiçin.
“Bir tutam umuda muhtaç, yarına dair özlemlere aç, belirsizliğin
kıskacında yarım bir ayraç”
Var mı böyle bir ruh etrafınızda sahipsizce dolaşan?
Kayıptır kendisi.
Ulaşın lütfen sahipsiz bedenime,
ruhsuz boğuluyorum çok ama çok derinlerde…
Kendimin yaptığısahte balonların içine oturup,kendi yaptığım sahte
diyarları izledim gökyüzünden.Kulaklarım sağır oldu patlama
sesinden.Patlayıp sönen sahte balonum muydu, boş hayallerim miydi
bilemedim.
Patlama sonrası sessizliğindeyim ben…!!!
Küçük bir masal ülkesi kurmuştum kendime. Kralı ve tek hakimi
olduğum.Sınırlarımı yerle bir eden bu deprem nereden çıktı birden?
Fay hattının tam üstünde mi inşa etmişim değerlerimi?
Kaçışlar çözüm olur mu ki?
Yıkılan binaların taze yanık ve toprak kokusu mu,
yoksa yıkılan değerlerim mi hıçkırıklarımın sebebi?
Bir kaosun içinde içiçe geçmiş hepsi…
Gömün, gömün beni yüreğime…!!!
Emanet ediyorum elimde kalan son üç beş sevincimi bir avuç dosta.
Tek mirasım bu,
o da yalnızca anlayana….
Gidiyorum kendime…
Gömün beni bugün yüreğime…

Yüreğime gömün beni bugün. Yoruldum sivri çakıl taşlarına benzeraşkların üzerinde yürümekten. Dalgaların kıyıya vurup, savurup koynunaaldığı ince bir kum tanesi olmak istiyorum. Ve boğulmak kendimavilerimde. Deniz yıldızının beş kolundan bir tanesi bile saramadıbeni. Oysa ince sızılara da, keskin acılara da alışkın benim bedenim.Suların durulduğu bir denizde oynaşan martıları hiç izlemedim…
Yüreğinize gömün beni bugün…!!!Evrenin bütün güzelliklerini kutsayan yüzümü gömün yüreğinize.Yorgunum kırık dökük kelimelerle konuşmaktan. Yorgunum boş yüzeyleredolu kelimeler yazmaktan.Usandım kendini tekrarlayan başlangıçlardan…
Ölümün kara lekesi düştü önüme. Belki bedenin kan rengi vedası dahakolaydı. Evet eminim daha kolaydı,lime lime doğranan bir ruhunçırpınışlarından. Nefes alan ciğerlerin bir susuşu yetiyor ölümlere.Yaruh?Zerrelere bölünüp bölünüp acılarını katlama derdinde. Hangi doktorçare bu derde?
Yapışır mı acaba parçalarım en kuvvetli yapıştırıcılarla?Tuzla buz oldum…
Kendi yüreğimin kara deliklerine saklanmak istiyorum.Hiçbir ışığınsızmaya gücünün yetmeyeceği,hiçbir umut çiçeğinin yeşermeyeyeltenmediği.Hayallerin kucağında öyle gündoğumları,öyle manolyakokulu ilkyazlar yaşadım ki,ağır geliyor artık sabaha varmayangecelerin gerçekliği…Saklanmak kendime ve yavaş yavaş yok olmak istiyorum.
Gömün beni yüreğimdeki küçük kızın gözbebeklerine…!!!Balköpüğü damlalar damlıyor göğsüne. Çocuklara özgü umursamazlık,çocuklara özgü vurdumduymazlıkla yaklaştı aymazlıklarınıza. Uçurtmalaruçurdu bilmediği gökyüzüne.Bir bedenin içine sığmayan kocaman ruhumuda gömün birlikte.Güzelliğe tutkun,şehvete aç bakışların yükü altındaezildim.Bir perde gibi örttü insana dair güzel yanlarımı bu süslüelbise.
Kendimden yorulup,kendime kaçmanın kısır döngüsüne yolculuğum.Ne menzili biliyorum,ne hedefin farkındayım.Bir cenin olup anneminkutsal bedenine geri dönmek istiyorum.Oysa yalnızlığım öyle koyu bir renk ki,bugün toprağa bile koyamıyorum…!!!
“Kayıp” ilanı vermek istiyorum ruhumiçin.“Bir tutam umuda muhtaç, yarına dair özlemlere aç, belirsizliğinkıskacında yarım bir ayraç”Var mı böyle bir ruh etrafınızda sahipsizce dolaşan?Kayıptır kendisi.Ulaşın lütfen sahipsiz bedenime,ruhsuz boğuluyorum çok ama çok derinlerde…
Kendimin yaptığısahte balonların içine oturup,kendi yaptığım sahtediyarları izledim gökyüzünden.Kulaklarım sağır oldu patlamasesinden.Patlayıp sönen sahte balonum muydu, boş hayallerim miydibilemedim.Patlama sonrası sessizliğindeyim ben…!!!
Küçük bir masal ülkesi kurmuştum kendime. Kralı ve tek hakimiolduğum.Sınırlarımı yerle bir eden bu deprem nereden çıktı birden?Fay hattının tam üstünde mi inşa etmişim değerlerimi?Kaçışlar çözüm olur mu ki?Yıkılan binaların taze yanık ve toprak kokusu mu,yoksa yıkılan değerlerim mi hıçkırıklarımın sebebi?Bir kaosun içinde içiçe geçmiş hepsi…
Gömün, gömün beni yüreğime…!!!Emanet ediyorum elimde kalan son üç beş sevincimi bir avuç dosta.Tek mirasım bu,o da yalnızca anlayana….Gidiyorum kendime…Gömün beni bugün yüreğime…

811 gün önce yazılmıştır.
"Gömün beni bugün yüreğime" bu yazı 1 Mart 2010 tarihinde saat 20:45 sularında "Denemeler" kategorisinde yayınlanmış olup "Kalpsiz" tarafından yazıldığı sanılmaktadır..Ve sayaçların yaptığı açıklamaya göre 505 kere okunduğu söylenmektedir..Ayrıca Henüz yorum yazılmamış bir konudur
  • FriendFeed'de Paylaş
  • Facebook'ta Paylaş
  • Twitter'da Paylaş
  • Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?





    © 2005 - 2010 | Ticari olmayıp, kaynak gösterdiğiniz sürece içerikten faydalanabilirsiniz; sizin için üretildiler.