En güzel günlerimin
üç mel’un adamı var:
Ben sokakta
rastlasam bile tanımayım diye
en güzel günlerimin bu üç mel’ un
adamını
yer yer tırnaklarımla kazıdım
hatıralarımın camını..
En
güzel günlerimin
üç mel’un adamı var:
Biri sensin,
biri o,
biri
ötekisi..
Düşmanımdır ikisi..
Sana gelince…
Yazıyorsun..
Okuyorum..
Kanlı
bıçaklı düşmanım bile olsa,
insanın
bu rütbe alçalabilmesinden
korkuyorum..
Ne yazık!..
Ne kadar
beraber geçmiş günlerimiz
var;
senin
ve benim
en güzel günlerimiz..
Kalbimin kanıyla
götüreceğim
ebediyete
ben o günleri..
Sana gelince, sen o
günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir
ana gibi satıyorsun!.
Satıyorsun:
günde on kaat,
bir çift
rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat
için…
En
güzel günlerimin
üç mel’un adamı var:
Biri sensin,
Biri o,
biri
ötekisi…
Kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi…
Sana gelince…
Ne
ben Sezarım,
Ne de sen Brütüssün…
Ne ben sana kızarım
ne de
zatın zahmet edip bana küssün..
Artık seninle biz,
düşman bile
değiliz..
Nazım Hikmet Ran
"SEN" bu yazı 15 Mayıs 2010 tarihinde saat 09:01 sularında "Şiirler" kategorisinde yayınlanmış olup "Kalpsiz" tarafından yazıldığı sanılmaktadır..Ve sayaçların yaptığı açıklamaya göre 513 kere okunduğu söylenmektedir..Ayrıca
Henüz yorum yazılmamış bir konudur