Siyah karga sarayın bahçesinde,portakal ağaçlarının birine tünemiş.
Aşağıda
çimlerin üzerinde bir tavuz kuşu kasılarak geziyormuş
Karga
“sarayın bahçesine bu kadar tuhaf bir kuşun girmesine nasıl izin
verdiler?
Sanki sultanın kendisiymişçesine kasılarak dolaşıyor.
Hem
de bu son derece çirkin ayaklarıyla!
Tüylerinin rengi de mavinin
berbat bir tonu.
Ben asla böyle bir renge tahammül edemezdim.
Kuyruğunu
da bir tilki gibi ardı sıra sürüyor” diye gaklamış.
Karga susup
sessizce gelecek cevabı beklemeye başlamış.
Tavus kuşu bir süre
susmuş, sonra hüzünlü bir gülümsemeyle konuşmaya başlamış:
“iddialarının
gerçekle ilgisi olduğunu sanmıyorum.
Hakkımda söylediğin kötü
sözlerin hepsi yanlış anlamlardan kaynaklanıyor.
Sırtımdaki tüyler
kabarıp gıdığım boynumu çarpıtana kadar başımı yukarıda tuttuğum için
bana kasıntı diyorsun. Aslında her şey olabilirim ama burnu büyük
değilimdir.
Çirkin taraflarımın farkındayım ve ayaklarımın herşeyin
da buruşuk bir kösele gibi olduğunu biliyorum.
Bu beni gerçekten o
kadar rıhatsız ediyorki , çirkin ayaklarımı görmemek için başımı olanca
yukarıda tutuyorum.
Sen yalnızca çirkin taraflarımı görüyorsun.
Benim
iyi noktalarıma ve güzel yerlerime gözlerini kapatıyorsun.
Dikkat
etmedin mi, senin çirkin dediklerini insanlar beğeniyor.
"Siyah karga" bu yazı 7 Mayıs 2010 tarihinde saat 20:24 sularında "Öyküler" kategorisinde yayınlanmış olup "Kalpsiz" tarafından yazıldığı sanılmaktadır..Ve sayaçların yaptığı açıklamaya göre 366 kere okunduğu söylenmektedir..Ayrıca
Henüz yorum yazılmamış bir konudur